|
Kulaklarınızı tıkayın, çalışmanıza bakın (09.06.2010 tarihli Star Gazetesinde yayınlanmıştır)
Her yıl, sınav dönemi geldiğinde, duyarlılıklar artar ve bildik söylemler tekrarlanır; ‘Bu ne biçim sistem’, ‘Çocuklarımızı yarış atına çevirdiler’, ‘Dershaneler kapatılsın’ benzeri öneriler hem yazılı hem görsel basında yer alır.
Sonra sınavlar biter, her şey unutulur. O ateşli söylemlerden kısa ve kolay çözümlerden ve çözümleyicilerden geriye sessizlik kalır. Ateş düştüğü yeri yakar.
Herkesin “eğitim” üzerine söyleyecek sözü vardır. Oysa dünyanın en karmaşık ve zor sürecidir eğitim süreci. Çok fazla değişkenin olduğu, çözümlerin öznel olması gerektiği, bu yüzden de kısa zamanda sonuç almanın pek olası olmadığı gözardı edilir. Herkes kendi eğitim süreciden yola çıkarak çözümlemeler yapar ama onun geçmişindeki süreç artık ‘geçmiş’tir ve işe yaramaz hale gelmiştir. Oysa “ Bütün sözler söylendi cancağızım, şimdi yeni şeyler söylemek lazım” durumu oluşmuştur.
Kısacası bu yıl da durum aynı. Herkes konuşuyor ve tartışıyor. Çünkü bugünler duyarlılıkların en yoğun olduğu günler. Bu konular şimdilerde izlenilirliği olan konular. Bilen bilmeyen uzmanlar, her şeyi bildiğini sananlar, araştırma veya anket yaptığını söyleyenler ve “Eğitim” konusunu bile popülizmin sığ sularında yüzdürenler ahkam kesiyorlar. Suçluyorlar hatta infaz ediyorlar.
Bu arada konuşmayanlar da var. Efendice sınavlarına girip, başarısını veya başarısızlığını kendi içinde yaşayan, güzel ülkemin güzel çocukları. Sizler bu bezirganlara bakmayın. Çok değil, iki gün sonra yok olur bunlar. Senin yanında ve senin sorunlarına çözüm arıyorlarmış gibi durduklarına inanma. Söylenenlerin satır aralarına dikkat et. Onlar kendi kişisel hesapları için yeni kanallar ararlarken sen geleceğinle ilgili yaptığın planlarla, yaşadıklarınla ve çektiklerinle baş başa kalırsın. Kendini sakın üzme. Ama kendini bu bezirganlara da teslim etme. Sen güçlü, akıllı ve donanımlı ol. Gerektiği kadar çalış ve gir sınavına. Sorular Jüpiter’den gelmiyor nasıl olsa. Umutsuz olma. Sen yapamayacaksan kim yapacak ki?
7 ve 8’leri kutlarım. Hepinize geçmiş olsun. Şimdi tatil zamanı. Puan hesabı yaparak kendinizi oyalamayın. Bırakın bilgisayarlar hesapları yapsın. Sonuçlar belli olunca yeniden düşünürüz. Tatil demek sadece oyun demek değil biliyorsunuz. Bol bol okumalıyız. Ne bulursan oku. “Hiç okuyanla okumayan bir olur mu?”
Sırada 6’lar var. Bu hafta sonu 12 Haziran Cumartesi günü sınava girecekler. Şimdiden başarılar dilerim ve gözlerinizden öperim. Soruları sakin bir şekilde çözmelisiniz çocuklarım. Okulda öğrendiklerinizin dışında hiçbir şey sormayacaklar. Sakın kaygılanmayın. Başarılı olacağınızdan eminim. Size güveniyorum. Siz de kendinize güvenin.
LYS tayfası, size de bir çift sözüm var. Gevşemeden hatta tempoyu artırarak son güne kadar çalışmaya devam. Sonra üzülmemek için. Bir soru, bir sorudur. Biliyorsunuz, damlaya damlaya göl olur. Ve yine biliyorsunuz, “Bizi çalışmak kurtarır.”
Cihat Şener (09.06.2010) |