|
Sınavlar bitti eğitimin sorunları rafa kalktı (07.07.2010 tarihli Star Gazetesinde yayınlanmıştır)
Sınavların bitmesi ile kamuoyunun eğitime dair duyarlığı da azalıyor. Medyada eğitime ait yorumların ve tartışmaların kesilmesinden sınav döneminin bittiğini anlamanız kolaylaşıyor. Yani toplumsal duyarlılığımız da sınavlara endeksli.
Eğitim sistemimizi “sınavlara endeksli” olmakla suçluyoruz ama toplum olarak da sınavlara endeksliyiz. Sınavlar bitince sanki her şey yolunda ve önceki sıkıntılar yok olmuş gibi eğitime ait söylemlerimizde yok oluyor. Bana kalırsa asıl şimdi tartışmak gerekir. Eğitim sistemimizin aksayan taraflarını tam sınav öncesinde gündeme taşıyıp hedef saptırmak ve sınav duyarlıklarının en yoğun olduğu dönemde bu konulara çözüm öneriyormuş rolü yaparak toplumu kandırmanın bir sonunun olması gerek. Saatlerce ve günlerce atıp tutanlar neredeler merak ediyorum. Öğrenciler tam sınava gireceklerken sistemi sorgulayanlar sınavdan sonra nereye kayboluyorlar acaba? Sorunlar toptan çözüldüler ve her yer dikensiz gül bahçesine mi dönüştü? DGS için kontenjan sorunu yok mu? LYS için tercih listelerinin nasıl ve hangi verilerle hazırlanacağı gibi bir sorun ortada değil mi? Anlaşılan asıl tartışmaların yapılacağı günlerde birileri tatile çıkmış. Hem de tatili asıl hak edenler sınav sonucu beklerken lafazanlar tatildeler. Bir sonraki sınav dönemine kadar görünmeyecekler. Sınav dönemi gelince, öğrencinin ve ailelerin duyarlılıkları artınca, yine sahneye çıkıp atıp tutacaklar, mangalda kül bırakmayacaklar. Öğrenci de bunları yutacak öyle mi? Hiç sanmam.
Zorlu süreç şimdi başlıyor
ÖSYM, sonuçları 15 Temmuz civarında açıklayabileceğini duyurmuştu. Sonuçlar, yani puan açıklamaları için benim beklentim 12 Temmuz Pazartesi. Eğer tatil için bir yerlere gitti iseniz açıklama yapılmadan dönmeyin. Eğer bu tarihte sonuçlar açıklanabilirse tercih başvuruları da Temmuz içinde yapılabilir. Eğer açıklama gecikirse tercih başvuruları da Ağustos’a sarkar. Umarım böyle olmaz. Umarım sonuçlar gecikmez ve umarım öğrenciler yeni sıkıntılar yaşamazlar. ÖSYM’nin bunları dikkate alacağını umuyorum.
Önümüzdeki süreçte tercih listelerinin hazırlanması ile ilgili ayrıntılara gireceğiz. Ama bilmenizi istediğim bir şey var; Bu iş çok önemlidir. Önemsenmeli ve ciddiye alınmalıdır. Yaptığı işten memnun olmayan bireyler ülkesinde yaşıyoruz. Mesleğini gençlere önermeyen o kadar çok insan var ki. Gelecekte bu duruma düşmenizi istemiyorum. Rastlantısal nedenlerle bir yerlerde olmayın. Bilerek, araştırarak, hesaplayarak ve karar vererek yapmalısınız bu işi. Eğer bu işi tesadüflere bırakırsak bize pahalıya mal olabilir. Bunca emekten sonra kazandığınız bir okulu “Benim burada ne işim var” diyerek bırakmak zorunda kalırsanız yazık olur. Hem zamana, hem paraya hem de emeğe. Bu günlerdeki boşlukta iyice düşünelim ve çevremizin görüşlerini alalım. Ben kimim? Ne gibi özelliklerim var? Ne olacağım? Benden en iyi ne olur? Yeteneklerim nelerdir ve ben onları nasıl kullanabilirim? Ne yaparsam hem kendim mutlu ve başarılı olurum hem de çevremi mutlu eder ve onlar için yararlı olurum? Hem bana uygun, hem ülkemin koşullarına uygun hem de yaşadığım çağa uygun program ve üniversite hangisidir? Nasıl bir tercih yapmalıyım ki hem keyifle eğitimini alabileyim, hem yaşamıma uygulayabileyim, hem de para kazanabileyim? Ailemin, çevremin ve toplumun benden beklentilerini hangi tercihimle karşılayabilirim? En önemlisi kendimi üretken ve paylaşımcı bir birey yapacak olan listemi nasıl oluşturmalıyım? Ayakları yere basan, gerçekçi bir tercih istemde neler olmalı? Bu ve benzer sorulara cevap arama dönemi olmalı bu günler. Sınav sürecinin zor olduğunu sanıyordunuz ama asıl zor olan süreç şimdi başlıyor. Şimdi düşünme ve karar alma zamanı.
Cihat Şener (07.07.2010) |